Çocuğunla anneannesi ve dedesi aynı dili konuşmuyorsa
Annen her pazar arıyor, hep yaptığı gibi. Kızına, seni büyüttüğü dilde bir şey soruyor. Kızın soruyu aşağı yukarı anlıyor ama İngilizce cevap veriyor. Kısa bir sessizlik oluyor. Annen güzel bir şey söylüyor, kızın telefona gülümsüyor ve telefonu sana geri veriyor.
Farklı ülkelerde yaşayan ailelerde en sık görülen tablolardan biri bu. Çocuk anlıyor ama konuşmuyor. Anneanne konuşuyor ama takip edemiyor. İkisi de birbirini önemsiyor, ama tam olarak birbirine ulaşamıyorlar. Bu rehber, ailelerin bu durumda gerçekten ne yaptığını ve aramanın kelime sınavı gibi değil de bir ilişki gibi hissettirmesi için neyin işe yaradığını anlatıyor.
Bu mesafe neden açılıyor, neden kimsenin suçu değil
Çocuklar okulun ve arkadaşlarının dilinde cevap veriyor, çünkü demek istediklerini en hızlı o dilde söyleyebiliyorlar. Bir dili anlamak ile o dilde konuşmak iki ayrı beceri; anlama her zaman yıllarca önde gider. Anneannesinin anlattığı her şeyi eksiksiz takip eden dokuz yaşındaki bir çocuk, iş cevap vermeye gelince sadece kısa ve basit cümleler kurabiliyor olabilir. Hiçbir çocuk da kendinden küçük biri gibi konuşmak istemez.
Evde bir ana dili canlı tutmak, yıllara yayılan düzenli ve günlük bir temas ister; iş ile okul arasında çoğu ailenin ayırabileceğinden fazlasını. Çocuğun İngilizce cevap veriyorsa bu senin başarısızlığın değil. Diller kullanıldıkları yerde gelişir, çocuğunun hayatı ise İngilizce geçiyor. Dil arayı kapatana kadar, hatta hiç tam kapatmasa bile, aradaki bağı kurmaya devam edebilirsin.
Aramaları kısa tut, belli bir düzene oturt
En zor aramalar, uzun ve ucu açık olanlar. Hiçbir plan olmadan "anneannenle konuş" demek, çocuğu en zayıf olduğu dilde sahneye çıkarmak demektir. Beş on dakikalık, akışı belli kısa bir arama çok daha iyi sonuç verir. Çocuk ne geleceğini bildiği için dil yükü azalır, sıcaklık yerinde kalır.
Birçok ailenin zamanla oturttuğu basit bir yapı var: bir selam, çocuğun gösterdiği ya da anlattığı bir şey, anneanneye bir soru, bir vedalaşma. Bu dört cümleyi aramadan önce prova et. Başlangıçta kelimesi kelimesine ezber olması sorun değil. Hazır cümleler alışkanlığa, alışkanlıklar rahatlığa dönüşür.
- "Merhaba anneanne, seni çok seviyorum." — anneannenin dilinde bir selam ve bir sıcak cümle; aramanın tek tam cümlesi bu olsa bile.
- "Bak, okulda ne yaptım." — gösterilecek ya da anlatılacak somut bir şey. Somut bir konu, "haftan nasıl geçti" sorusundan her zaman daha kolaydır.
- "Anneanne, bugün ne pişirdin?" — çocuğun sorduğu bir soru, böylece arama sadece ona yöneltilen sorulardan ibaret kalmaz.
- "Hoşça kal anneanne. Pazar günü yine konuşuruz." — belirli bir zamana bağlı, net ve sıcak bir kapanış; kimsenin söyleyecek sözü tükenmeden.
Fotoğrafları sohbetin çıkış noktası yap
Her dilde en zor soru şu: "Eee, nasılsın?" En kolayı ise "Bu ne?" Bir fotoğraf, soyut bir sohbeti somut bir sohbete çevirir ve somut sohbetler aradaki dil farkına rağmen yürür.
Aramadan önce anneanneye bir iki fotoğraf gönder: çizilen resim, çamurlu futbol forması, doğum günü pastası. Arama sırasında iki taraf da aynı şeye bakar, yani daha kimse konuşmadan anlamın yarısı ortak olur. Göstermek, gülmek ve eşyaların adını söylemek, hangi diller karışırsa karışsın işe yarar. Ayrıca anneanneye gelecek hafta soracak somut bir konu kalır. "Takımın kazandı mı?" sorusuna çocuk tek kelimeyle, bir de gülümsemeyle cevap verebilir.
Birkaç kalıbı iki taraf da öğrensin
Aileler yükün tamamını çoğu zaman çocuğa bırakır: anneannenin dilini öğren. Bunu karşılıklı hale getirmek çok işe yarar. Çocuk anneannenin dilinde beş kalıp öğrenir: merhaba, seni seviyorum, seni özledim, evet, hayır. Anneanne de çocuğun dilinde beş kalıp öğrenir: good job (aferin), tell me more (anlat bakalım), I'm proud of you (seninle gurur duyuyorum), see you soon (yakında görüşürüz).
İki taraf da çaba gösterdiğinde çocuk artık "geride kalan" kişi olmaktan çıkar. Kelimeleri tek tek seçerek "good job" diyen bir anneanne ile ona "seni özledim" diye karşılık veren bir torun, yolun ortasında buluşuyor demektir. Bu, hep aynı kişinin çeviri yaptığı ve hep aynı kişinin yetersiz kaldığı bir aramadan farklı hissettirir.
Kalıp listesini kısa tut ve her aramada kullan. Haftada bir kullanılan beş kalıp, bir kez öğrenilen elli kalıptan daha değerlidir.
Arama tıkandığında uzatma, sıcak bir şekilde bitir
Bazı aramalar tıkanır. Çocuk susar, anneanne soruyu tekrarlar ve sessizliği herkes hisseder. Böyle olduğunda ısrar etme. Aramayı kısa sürede ve sıcak bir şekilde bitir: "Anne, kız bugün biraz yorgun. Seni çok sevdiğini söylüyor. Pazar aynı saatte konuşalım mı?" Kısa ve iyi geçen bir arama bir sonrakine zemin hazırlar. Uzun ve zorlama bir arama ise çocuğa anneanne aramalarının zor olduğunu öğretir.
Sıklık, süreden daha önemli. Her hafta yapılan beş dakikalık bir arama, ilişkiye bayramlarda yapılan bir saatlik aramadan daha çok katkı sağlar. Sabit bir saate koy ki haftanın doğal bir parçası olsun, her seferinde yeniden pazarlık edilen bir şey değil.
Her şeyi konuşabilsinler: aramayı çevirili yap
Yukarıdakilerin hepsi işe yarar, ama hiçbiri kızının anneannesine teneffüste olan biteni uzun uzun anlatmasını sağlamaz. Çevirili arama tam da bunun için var. Bilingo, anneannenin her zamanki numarasını gerçek bir telefon aramasıyla arar; cep telefonu ya da sabit hat fark etmez, 61 ülkede. Uygulamaya, bağlantıya ya da hesaba ihtiyacı yok; telefonu her zamanki gibi çalar.
Aramada canlı bir yapay zeka tercüman var. Çocuğun İngilizce rahatça konuşur, anneanne bunu bir an sonra kendi dilinde duyar, cevabı da İngilizce olarak geri gelir. Konuşma sırayla ilerler, hoparlörden yapılan bir görüşme gibi: her söylenen çevrilirken kısa bir bekleme olur. 79 dilde ve iki yönde çalışır.
Değişen şey, konuşmanın içeriği. Anneanne, prova edilmiş dört cümle yerine teneffüs hikayesini, şakayı, küçük kardeşten şikayeti duyar; yani çocuğun kendisini. Çocuk da anneannenin cevaplarını, anlattıklarını, sorularını duyar. Aradaki bağ artık nasıl söyledikleriyle değil, ne söyledikleriyle ilgili olur. Prova edilen beş kalıp yine önemli; onlar çocuğun anneannenin dilindeki kendi sesi. Geri kalan her şey çevirili aramada söylenir.
Abonelik yok. Kredi paketi alırsın, krediyi dakika başına harcarsın. Aramalar dakikası $0.30'dan başlar, en pahalı ülkelerde yaklaşık $0.60'a kadar çıkar ve dakika ücreti aramadan önce ekranda yazar. Kredilerin süresi dolmaz, kimse açmazsa da ücret alınmaz. Kendi numaranı bir kez doğrula; anneanne ekranda tanıdık numaranı görsün ve telefonu açsın.
Sık sorulan sorular
Çocuğum Türkçeyi anlıyor ama konuşmayı reddediyor. Bu normal mi?
Çok yaygın. Anlama, konuşmanın yıllarca önünde gider; her şeyi takip eden bir çocuk cevap verirken çok daha basit kelimelerle sınırlı kalabilir ve çocuklar kendilerinden küçükmüş gibi konuşmaktan kaçınır. İngilizce cevap vermek genelde bir reddediş değil, kendini koruma yolu. Kısa ve hazır cümlelerle baskıyı azalt; aramayı çocuğun anladıkları taşısın.
Yurt dışındaki anneanne ve dedeyi çocuklar ne sıklıkla aramalı?
Kısa ve düzenli aramalar, uzun ve seyrek olanlardan daha iyi sonuç verir. Her hafta sabit bir saatte yapılan beş on dakikalık bir arama, anneanneyi çocuğun hayatının normal bir parçası yapar. Sadece bayramlarda yapılan uzun aramalar ise genelde tıkanır ve bir süre sonra zorunluluk gibi gelmeye başlar.
Çocuğum Türkçeyi sadece aramalarla canlı tutabilir mi?
Tek başına aramalar akıcı konuşma kazandırmaz; bunun için yıllara yayılan günlük bir kullanım gerekir. Ama aramalar anlamayı canlı, ilişkiyi sıcak tutar ve dili duygusal bir yere bağlar. Sadece anlayarak büyüyen birçok yetişkin, bu temel orada olduğu için dili sonradan hızla kazanıyor.
Anneanne ve dedeyle çevirili telefon görüşmesi nasıl çalışır?
Anneannenin her zamanki telefon numarasını uygulamadan ararsın; onun hiçbir şey kurması gerekmez, telefonu normal şekilde çalar. Aramadaki canlı yapay zeka tercüman, çocuğunun İngilizcesini anneannenin diline, onun cevaplarını da İngilizceye çevirir. Konuşma sırayla ilerler; her konuşan sustuktan sonra kısa bir bekleme olur.
Anneannenin akıllı telefonu ya da interneti olması gerekiyor mu?
Hayır. Çevirili arama her normal telefona ulaşır, sabit hat da olur. Uygulamayı sadece aramayı yapan kişi kullanır, iOS ya da Android'de.
Bütün hikayeyi kendi dilinde duysun
Bilingo'yu indir — ilk arama ücretsiz
Bilingo'yu al — ilk arama ücretsizOkumaya devam et
Uzun zamandır ertelediğin o telefon görüşmesi
Erteleyip durduğun o arama: nasıl hazırlanırsın, ilk zor dakikada ne dersin ve dil unutulduysa yurt dışındaki aileni nasıl ararsın.
Ortak bir diliniz yokken eşinin ailesiyle gerçekten konuşmak
Farklı dil konuşan kayınvalide ve kayınpederinle gerçek bir bağ kurmanın yolları: küçük ritüeller, ilk cümleler ve ilk sahici konuşma.
İkinizden biri hep tercüman oluyor
İkinizden biri hep tercüman oluyor. Farklı dil konuşan çiftler bu yükü nasıl paylaşır, aileyle ilk telefonu nasıl planlar, kendi adına nasıl konuşur.